14 Mart 2009

Fenerbahçe 1 - 1 Kocaelispor


Coca Cola Boy mu desem yoksa Rap Star mı bilemiyorum ama her ikisi de yakışıyor aslında. Hünerlerini futbol oynamaya kullanmak yerine showmanlik yönünü geliştirmeye çalıştı hep. Fenerbahçe taraftarları teknik futbolcu sever tanımlamasını birileri yanlış empoze etmiş Kazım'a. Teknik oynamak rakibini artistik bir çalımla abondone ettikten sonra mütevazı olmaktır pis pis etrafa sırıtmak değil, müsait pozisyonda en doğru pası verebilmektir gereksiz topu hakimiyet altında tutmaya çalışmak değil... Gazetelerde sık sık İngiltere özlemini okuyoruz Colin'in, elbet hepsine itibar etmiyoruz ama ateş olmayan yerden de duman çıkmaz hani. Geldiği günden beri bitmeyen kredisi Kocaelispor maçıyla bitti. Sahada ruhsuz ruhsuz dolaşan, arkadaşlarıyla yardımlaşmayan, oynadığı zaman Gökhan Gönül'ü de bozduğu gibi takımın genelini bir bocalamaya iten Kazım'a artık Ada yolları gözüksün.

Her ne kadar hedefimde Kazım olsa da aslında tüm takım suçludur. Kocaelispor beraberliği yakaladıktan sonra son 5 dakikada gösterilen efor ve çaba en azından bir yarım saat gösterilseydi skor çok farklı olurdu. İnanmak çok güç, sanki en yakın rakibimizin 10 puan önünde şampiyonluğa koşuyormuşuz gibi gevşek bir futbol, rakibi ciddiye almayan oyuncular karması. Henüz 2. dakikada atılan gol de olmasa belki Kocaelispor öne de geçebilirdi. Aragones yine dahice fikirlerle başladı maça. Emreciksin transferinden sonra ilk 18'e bile giremeyen Kazım'da haftaiçi ne gördüyse Deivid'in sakatlığında koşan ve hırslı bir Emreciksin yerine Rapstar Kazım'ı oynattı. Sağ kanatta Kazım'a görev vermek, Gökhan Gönül'ü de bitirmek demek. Gökhan önünde güvenemediği bir oyuncu olunca ileriye destek verme konusunda tereddüte düşüyor. Böylece de sağ kanat bitiyor. Solda ise istikrarsızlık abidesi Uğur Boral. Sevilla, CSKA ve son Sivasspor maçı hariç aklımda formanın hakkını verdi diyebileceğim bir maç yok ve hala solda. Yetmezmiş gibi her oyundan alınışında da trip atıyor Uğur. Onun da her zamanki hali ve git gelleri sahada olunca kanatlar felç oldu haliyle. İleride Semih'i de çok yorgun gördüm bu akşam, iyi çalıştı ama ayakta duracak mecali yok gibiydi. Güiza zaten an itibariyle milyonluk kazık görüntüsünde. Kaptan Alex kıpırdanmaya çalıştıysa da Carlos'a attırdığı gol haricinde verimli olamadı. Emre'nin yokluğunda sakatlıktan dönen Selçuk epeyce gerilemiş, Josico'yu ise sahada gördükçe Maldonado'ya haksızlık yapıldığını düşünüyorum.

Bu karamsar tabloda bulduğumuz erken gole rağmen oyunun kontrolünü bir türlü elimize geçiremedik. Özellikle 2. yarının başlarında Kocaeli iyi top yaptı ve olumlu hücumlar geliştirdi. Orta sahamızda Selçuk (Josico) - Deniz ikilisi topu oyuna sokamadılar ki önceki haftalarda burada görev yapan Emre'nin artan performansı takımı çok rahatlatmaya başlamıştı. 87. dakikada gelen beraberlik golü öncesinde de Kocaeli net sinyaller verdi ama bu Fenerbahçe'yi uyandırmaya yetmedi. Nitekim kaybedilmiş gibi duran şampiyonluk şansı son haftalarda alınan galibiyetlerle artırılır gibi olmuştu. Artık ondan da söz etmeye gerek yok çünkü bu oyuncuları motive(*) etmek için ancak rakip takımlardan alaycı demeçler yayınlanması gerekiyor...

(*) Diego Lugano'yu bu kapsamın dışında tutuyorum çünkü ben Fenerbahçe'de daha önceleri işine bu kadar saygı duyan ve sahada yüreğiyle oynayan bir yabancı oyuncu olduğunu hatırlamıyorum.

Hiç yorum yok: